Haberler


6.4.2017
 
KAMUOYUNA AÇIKLAMA
Kaynak:   
 

     KAMUOYUNA AÇIKLAMA

16 NİSAN HALKOYLAMASIYLA ANAYASA’DA YAPILACAK DEĞİŞİKLİKLER TÜRKİYE’NİN İHTİYACI OLAN REFORMLARIN ÖNÜNÜ AÇACAKTIR

İSLAM ÜLKELERİ AKADEMİSYEN VE YAZARLAR BİRLİĞİ, AYBİR olarak, bilgi toplumuna geçiş sürecinde Medeniyetimizin yeniden ihya ve inşası için genelde İslam Ülkelerinin, özelde de Türkiye’nin siyasal, ekonomik ve sosyal alanlarda köklü yapısal reformlara ihtiyacı olduğunu sürekli vurguladık. İslam Ülkeleri ve Türkiye çağın gerektirdiği değişimi ve dönüşümü hızlı gerçekleştirebildiği takdirde, daha önce çok gerisinde olduğu ülkelerin dahi önüne geçme imkanına sahip olacaktır.

Bu bağlamda Türkiye’nin, darbe ürünü, “halka ve vatandaşa güvensizlik” prensibi üzerine kurgulanan, insana-bireye karşı devleti öncelikleyen, vesayet üzerine kurulu, birçok değişiklikle sistematiği bozulmuş mevcut Anayasa’nın yerine özgürlükçü yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu kuvvetle dile getirdik.

1982 Anayasası’nın yürürlükte olduğu ve her kesim tarafından sürekli eleştirildiği 35 yıllık süreçte, tüm çabalara rağmen, çağımızın gerektirdiği reformların, mevcut yönetim sistemi içerisinde arzulanandan yavaş gerçekleştiğini ve köklü bir anayasal reformun da yapılamadığını gördük.

TBMM’de kabul edilerek 16 Nisan Halkoylamasıyla Milletimizin huzuruna getirilen yeniliklerin, özellikle yönetimde etkinliği arttırarak Ülkemiz için elzem olan reformların gerçekleşmesini mümkün kılacağını düşünüyoruz.

Günümüze kadar yaşanan tecrübeler göstermiştir ki, mevcut Anayasa, devletin temel kuvvetleri, yasama, yürütme ve yargı arasında çekişme ve kaos oluşturmuştur. Anayasa’da önerilen değişiklikler ise, her şeyden önce, devletin erk ve organları arasında uyum ve işbirliği sağlamaya yöneliktir.

Mevcut Anayasa, devlet organlarının faaliyet yapısını zorlaştıran, hizmetlerin hızını, verimliliğini ve etkinliğini azaltan bir yapıdadır. Millete güvensizlik zihniyetinin hakim olduğu 1982 Anayasası’nın oluşturduğu sistem, neredeyse Parlamentonun kanun yapmasından çok yapmamasına, Hükümetin icraat yapmasından çok yapamamasına yol açmaktadır. Anayasa’da önerilen değişiklikler ise, Türkiye’nin önünü açacak şekilde, devlet organlarının süratli, etkin ve liyakata dayalı çalışmasını amaçlamaktadır.

Bir ülkenin gelişmesi ve yapısal reformların gerçekleştirilebilmesi için yönetimde istikrar şarttır. Geçmiş tecrübelerimiz de bunu göstermektedir. Türkiye’nin büyüdüğü dönemler hep bir partinin tek başına iktidar olduğu dönemler olmuştur. Koalisyonlarla yönetildiğimiz dönemlerde Türkiye siyasi kaosa girmiş, ekonomik sıkıntılar hatta krizler baş göstermiştir. 16 Nisan’da Milletçe Türkiye’nin geleceğini oylayacağımız Anayasa’daki değişikliklerin Ülkemize en önemli katkısı ise yönetimde etkinlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik olmasıdır. Böylece Türkiye’nin, bilgi toplumuna geçiş sürecindeki dünyada hak ettiği yeri alabilmesi için gerekli yapısal reformları gerçekleştirebilmesinin önünün açılacağını düşünüyoruz.

 

Prof. Dr. Yusuf BALCI

AYBİR Başkanı